28 Şubat 2026 Cumartesi
Kış aylarında şehirler arası yolculuk yapan elektrikli araç kullanıcılarının en sık fark ettiği konu, menzilin beklenenden daha hızlı düşmesidir. Aynı rota yazın rahat görünürken, soğuk havada daha fazla şarj molası gerekebilir. Bunun nedeni yalnızca hava sıcaklığı değildir; batarya yönetimi, kabin ısıtma ihtiyacı, yol koşulları ve şarj hızındaki dalgalanmalar birlikte etki eder. Lumicle kurucularından Çınar Emecan’ın vurguladığı yaklaşım nettir: Kış yolculuğu, yaz planının aynısını tekrarlamak yerine, menzil ve mola stratejisini güncelleyen bir “kış senaryosu” gerektirir.
Kışın Menzil Neden Düşer? Temel Etkenler
Soğuk hava, elektrikli araçlarda enerji kullanımını iki yönden artırır: batarya kimyası ideal aralık dışında kaldığında verim düşer ve araç içi konfor için ek tüketim başlar. Şehirler arası sürüşte sabit hızlar menzil avantajı gibi görünse de, rüzgâr ve yol koşulları bu avantajı azaltabilir.
Menzil düşüşüne ek olarak kışın şarj süresi de dalgalanabilir. Çünkü batarya, güvenlik ve ömür yönetimi için belli sıcaklık aralığında şarj olmayı ister. Araç, batarya soğukken şarj gücünü kısıtlayabilir; bu da mola süresini uzatır. Bu durum, yolculuk planında “tek mola” yerine “daha kısa ama planlı mola” yaklaşımını öne çıkarır.
Kış şartlarında plan, yalnızca “hangi istasyonda durulacak” değil, “hangi yüzdeyle yola çıkılacak” ve “hangi yüzdeyle mola verilecek” sorularını da kapsamalıdır. Amaç, bataryayı çok düşürmeden ve şarjı gereksiz uzatmadan ilerlemektir.
Şehirler arası hatlarda başlangıç ve varış şehirleri kadar, yol üzerindeki alternatifler de önemlidir. İstanbul şarj istasyonları tarafında yoğun saatler, köprü-bağlantı aksları ve çıkış trafiği planı etkilerken; İzmir şarj istasyonları tarafında çevre yolu bağlantıları ve varışta park/konaklama senaryosu öne çıkar.
Kışın menzil düşüşü “anormal bir arıza” gibi yorumlandığında, yanlış şarj planları yapılabilir. Oysa küçük ayarlamalarla daha stabil bir rota oluşturmak mümkündür.
Bu yaklaşım benimsendiğinde, kış koşullarında bile şehirler arası rota daha öngörülebilir hale gelir; menzil düşüşü yönetilebilir bir plan parametresine dönüşür.
Mersin Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencisi Ömer Faruk Yiğit (24), iddiaya göre; kendisini askeri personel olarak tanıtıp güven kazanan komşusu K.Ç.’nin “Kız kardeşimin düğünü için harcama yapmam gerekiyor; ama hesabımda bloke olduğu için bana para gönderemiyorlar. Bana IBAN bilgini verir misin?” demesi üzerine hesap bilgilerini verdi.

Bir süre sonra Yiğit hakkında “Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçundan 45 ayrı soruşturma başlatıldı. Karar verilen 6 dosyada toplamda 20 yıl hapis ve 130 bin TL adli para cezası verilen Yiğit, 1 yıldır cezaevinde bulunurken, 4 dosyası istinaf mahkemesine taşıdı.

Yiğit’in annesi Elif Yiğit, ‘TCK 158 Mağdurları Platformu’ üyeleri ile birlikte Ankara’da Ulus Zafer Anıtı önünde yapılan basın açıklamasına katıldı. Platform üyeleri, 158’inci maddenin uzlaşma kapsamına alınmasını talep etti. Elif Yiğit, oğlunun 2022 yılında Mersin’de üniversite okurken K.Ç. ile tanıştığını söyleyerek, “Şahıs kendisini asker olarak tanıtıyor. Önce güven kazanıyor. Onunla birlikte geziyorlar, birlikte yemek yiyorlar, oturuyorlar. Her gün birlikte vakit geçiriyorlar. Sonra kartlarının bloke olduğunu söylüyor. Oğlumdan IBAN’larını ve online banka bilgilerini istiyor. Diyor ki; ‘Kız kardeşim evlenecek. Hesabıma para gelecek. Eniştem, babam falan para atacak. Onun alışverişlerini yapmam gerek.’ Oğlumu ikna ediyor. Tamamen güvene dayalı olarak da oğlum ona veriyor IBAN’larını. 5 gün sonra oğlum istiyor hesabını. Oğlumu 15 gün sonra karakoldan aradılar, çağırdılar, götürdüler. Böyle bir suça karıştığını falan söylediler. Daha önce benim oğlum hiç karakolun önünden geçmeyen, 18 yaşındaki bir çocuktu. Neye uğradığımızı şaşırdık. Aldı götürdüler, ceza verdiler” dedi.

Elif Yiğit, yaşanan olaydan eşinin ve ailesinin çok etkilendiğini belirterek, “Eşim lösemi hastası oldu bir anda. Hiçbir şeyi olmayan adam bir anda lösemi oldu ve ben onu bir ay önce kaybettim. Arka arkaya cezalar geliyor. 45-50 tane dosya açıldı. Biz hem müşteki zararı ödüyoruz hem adli sicil parası ödüyoruz. Ailem darmadağın oldu. Ne yapacağımızı bilmiyorum. Artık devletimizden bu konu hakkında bir çözüm istiyoruz. Adalet Bakanımız bundan bahsedince bize bir umut kaynağı oldu ve gerçekten acilen biz bu sorunun çözülmesini bekliyoruz. Kiminin annesi, kiminin çocuğu, kiminin kocası. Hepimiz aynı durumdayız ve hepimiz mağduruz şu an. Üniversite hayatı da bitti oğlumun, her şey bitti, hayalleri yarım kaldı. Kız arkadaşına yüzüğünü alıp, evlilik teklif ettiği gün cezaevine götürdüler. Hem eşimi kaybettim hem oğlumu” diye konuştu.

Avcılar’da İBB Sosyal Tesisleri durağında 2 metrobüsün çarpışması sonucu 4 kişi yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırılırken, tek yönlü duran seferler araçların olay yerinden çekilmesinin ardından normale döndü.

Edinilen bilgiye göre, kaza saat 10.30’da Avcılar’da İBB Sosyal Tesisleri durağında meydana geldi. Durağa yaklaşan iki metrobüs iddiaya göre, takip mesafini koruyamayınca kaza yaptı. Arkadaki araç öndeki metrosübe çarptı. Araçlarda bulunanlar panik yaşarken, kazada 4 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ekipleri sevk edilirken; kaza nedeniyle seferler tek yönlü durdu. Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırılırken, 2 sürücü ise polis merkezine götürüldü. Araçların çekilmesinin ardından seferler normale döndü.
İstanbul’un Sultangazi ilçesine bağlı Yunus Emre Mahallesi’nde dün saat 17.30 sıralarında dehşet dolu dakikalar yaşandı. Edinilen bilgilere göre, Vahyettin Ç. (46) boşanma aşamasındaki eşi Gizem Ç. ve sevgilisi olduğu öğrenilen Barış K.’yi (46) eşinin evinin önünde birlikte görmesi üzerine aralarında tartışma çıktı.

Tartışma sırasında Vahyettin Ç. yanında bulunan bıçakla Barış K.’ye saldırdı. Çıkan arbede de Barış K. başına aldığı bıçak darbeleriyle yaralanıp yere yığıldı. Çevredekiler Vahyettin Ç.’nin elinden bıçağı aldı. Saldırgan olay yerinden koşarak uzaklaştı.
İhbar üzerine olay yerine polise sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Barış K. Olay yerinde yapılan ilk müdahale sonrasında ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Olayın ardından incelemelerde bulunan ekipler kaçan Vahyettin Ç.’nin 4, Gizem Ç.’nin 7 ve ağır yaralanan Barış K.’nin 6 suç kaydı olduğunu tespit etti. Şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.
Yalova’nın Çınarcık ilçesine Esenköy beldesinde yaklaşık 1 yıl önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesinin, binada oturan Ergin ailesiyle gürültü nedeniyle sürekli tartışma yaşadığı ve 2 aile arasında husumet oluştuğu öne sürüldü. İddiaya göre; 20 Şubat’ta Muhammet Baca (34) evine döndüğü sırada, bina yakınında komşusu Servet Ergin ile karşılaştı. Servet Ergin’in kendisine “Ne bakıyorsun lan” dediğini iddia eden Muhammet Baca, jandarmaya ihbarda bulundu. Baca, adrese gelen jandarma ekiplerine durumu anlattı. 14 aylık kızı İkra ile eşinin de kapıya gelmesi üzerine Muhammet Baca, kızını kucağına aldığı sırada, Ergin’in kardeşi Şener Ergin’ın sopalı saldırısına uğradı.

Baca ve kucağındaki kızı İkra, aldıkları darbeyle yaralandı. Jandarma ekipleri, kavgayı güçlükle ayırdı. Muhammet Baca’nın burnunun kırıldığı, 14 aylık bebeğin kafasında 3 çatlak ve sağ gözünde yaralanma meydana geldiği saptandı. Ambulansla Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan baba ile kızı, tedaviye alındı.
Olayın ardından Şener Ergin ile Servet Ergin, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınıp karakola götürüldü. Muhammet Baca şikayetçi oldu, gözaltına alınan Şener Ergin tutuklandı. Servet Ergin ise savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Muhammet Baca’nın aralarındaki husumet nedeniyle Servet Ergin hakkında kapısına mermi bıraktığı iddiasıyla uzaklaştırma kararı çıkardığı da öğrenildi. İddiaları yalanlayan Ergin, tehdit mesajları aldığını öne sürdü.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma tamamlanırken, iddianame de hazırlandı. Tutuklu Şener Ergin’in, apartman girişinde bulunan çocuk skuter’ı alıp, koşarak geldiği ve Muhammet Baca’ya iki kez vurduğu, ilk darbenin hem babaya hem de kucağındaki bebeğe isabet ettiği iddianamede yer aldı. Çözümlemesi yapılan güvenlik kamerası görüntülerinin tutanaklarının da yer aldığı iddianamede; Şener Ergin’in bahçe kapı girişinde havada bir nesne savurduğu, 2 kez ‘çat’ diye yüksek ses duyulduğu belirtildi. Olay yerinde çocukların bulunduğunun açıkça görüldüğü, şüphelinin bunu fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu vurgulanırken; çocuk skuter’ının yaralamaya elverişli olması nedeniyle ‘silah’ sayıldığı ve eylemin baba ile bebeğe karşı doğrudan kastla işlendiği değerlendirmesi iddianamede yer aldı.
İddianamede, tutuklu Şener Ergin’in Muhammet Baca’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Kasten yaralama’ suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar, 14 aylık bebek İkra Medine Baca’ya yönelik eylemi nedeniyle de ‘Kasten yaralama’ suçundan 9 yıldan 27 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Savcılık, toplamda 12 yıldan 36 yıla kadar hapis cezası istedi. Ayrıca mahkumiyet halinde tutuklu Ergin hakkında hak yoksunlukları uygulanması da talep edildi.

Öte yandan adli tıp raporu da hazırlandı. Raporda; baba Muhammet Baca’nın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, burnunda kırık bulunduğu ve kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif düzeyde olduğu belirtildi. 14 aylık İkra bebeğin ise kafatasında çatlak oluştuğu, yaralanmasının hayati tehlike arz ettiği ve kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır seviyede olduğu kaydedildi.
Olay günü baba Muhammet Baca’nın kızı İkra Medine Baca’yı kucağındayken eve bıraktığı ana ilişkin yeni güvenlik kamerası görüntüsü de ortaya çıktı. Görüntülerde; Muhammet Baca’nın kucağında bulunan kızı ile binaya girdiği ve evin kapısından annesine bıraktığı anlar yer aldı.
